Delirium Tremens

image

Yine isminden dolayı ön yargılı yaklaştığım (bakınız Libertine), hatta sipariş edecek kadar cesaretimi toplayamadığım bir bira.
(Daha doğrusu, başka bir bira içmek istediğim için deneme şansımı riske atmak istemediğim bira, bakınız Hacker-Pschorr Kellerbier)

Neyseki aramızdan bir arkadaş benden “cesur” çıktı ve sipariş etti. 🙂 Böylece denemiş oldum kendisini ve benim içtiğim biradan daha iyi olduğuna kanaat getirip bir şişe de kendime sipariş ettim.

Birayı bilmeyen birileri için bunu seçmek ve sipariş vermek kesinlikle biraz cesaret gerektiriyor. Şaka bir yana durum bazıları için gerçekten böyle olabilir çünkü ismi gerçekten korkutucu. Tıpta ciddi bir hastalık/sendrom ismi Delirium Tremens. DTs olarak kısaltılıyor. Alkol bağımlılarının birden alkolü bıraktıklarında oluşan komplikasyonlar bütünü. Oldukça kötü şeyler, neyse oraya hiç girmeyelim.

Ben birayı başarılı buldum. Kesinlikle kendine göre bir tarzı var. Şişesinden de bunu net bir şekilde belli ediyor. Belçika menşei. Bundan daha iyi sadece bir veya iki tane Belçika birası içtiğimi söyleyebilirim.

%8.5 alkol oranı ile benim içmekten zevk aldığım sularda geziniyor kendisi. Bir zamanlar hatta en iyi bira ödülünü bile almış.

Lezzet olarak ise aroması oldukça yüksek bir bira. Hafif ekşimsi olduğunu söyleyebilirim. Soğukken daha rahat içiliyor o yüzden çok oyalanmamak lazım içerken. Gecenin ilk birası olmaya güzel bir aday.

Son olarak logosundaki pembe filler çok sembolik. Sadece anlayan anlar tarzında bir espiri. Delirium Tremens hastalığının halk arasındaki takma isimlerinden bir tanesi “Pembe Fil” hastalığı. İlk defa Amerikalı yazar Jack London tarafından 1913 yılında kullanılıyor. Romanında DTs’ye yakalamış bir alkolik halüsinasyonlarında pembe filler görüyor. (Ayrıca bakınız: Dumbo)

Puan: 8/10
Bar: AYI Rumelihisarüstü

Advertisements